Kitabını yazacakları kişinin fikirlerini dinliyor, o kişiye özel bir üslup yaratarak ücret karşılığı kâğıda döküyorlar

Gölge yazarlık Türkiye’de pek bilinen bir meslek sayılmaz. Yakın zamana kadar yeterince yaygın değildi. Ünlülerin yazı denemelerini yayınevi editörleri düzeltir, o yüzden de ortaya çoğunlukla uydurma birtakım kitaplar çıkardı. Son yıllarda ise iyi yazılmış kitapların okura daha kolay ulaşacağını fark edenlerin sayısıyla birlikte, gölge yazarlar da arttı. (…) Biraz daha araştırınca gördük ki mesleği gölge yazarlık olan kişiler bizim ülkemizde de var. İşte onlardan üç tanesi…

KAAN GÖKTAŞ (Politikacıların gölge yazarı) 
‘Bize satılık kalem diyorlar’

Siyasilerle çalışıyor, çalıştığı kişilere gazete röportajlarından, kürsü konuşmalarına kadar her konuda destek veriyor. “Fiyat konusunda, berberler, manavlar gibi bir tarifem yok. İşe göre fiyat biçiyorum” diyor.

“Gölge yazarlık bizde yurtdışındaki kadar yaygın değil. Tam tersine, bu işi yapanlara ‘satılık kalem’ deniliyor. Ancak sosyal medyanın hayatımızda daha fazla yer tutmasıyla yaygınlaşacak ve kabul görecektir. Gölge yazarlara başvuranlar ya vakit yokluğundan yakınan işadamı ya da siyasetçilerdir, ya da yazıyla arası iyi olmayanlar. Adam çok iyi bir hatip ancak yazmaya gelince tıkanıyor, cümleleri toparlayamıyor… Bu iki kesimin de dermanı biziz. Gölge yazarlığın temel kuralı; gizlilik. Müşteriniz durumu açıklamadığı müddetçe, insanlar yazılanları onun kaleminden çıkmış sanıyor. Bu büyüyü bozamazsınız. Bir de, adına kalem oynattığınız kişiyle özdeşleşmelisiniz. Herhangi bir konuda ne düşünür, ne söyler, ne tepki verir, daha o ağzını açmadan bilmelisiniz. Yoksa yazılanlar yapay kalır, kendini ele verir.” Devamını okumak için tıklayınız: http://www.haberturk.com/kultur-sanat/haber/614644-golge-yazarlik-turkiyede